Kemik Erimesinden Korunma Yolları

Kemik Erimesinden Korunma Yolları
Paylaş
 

Osteoporoz kemik erimesi her ne kadar ileri yaş hastalığı olsa da muhakkak bir yarıyıldan sonra aniden ortaya çıkmıyor. Sürdürdüğümüz hayat stilimiz, hastalığa taban oluşturan düşük kemik niteliği ve yoğunluğunun büyümesini ciddi biçimde etkiliyor. Hatta bu tesir anne karnına kadar uzanıyor. İstatistikler dünyada her 3 bayandan ve her 5 erkekten birinde osteoporoza bağlı kırıklar büyüdüğünü gösteriyor. Yaygınlığı bu denli yüksek olduğu için osteoporozdan korunmaya destekçi ihtiyatlar çok daha kıymet kazanıyor. Bu tedbirlerin başında da doğru beslenme geliyor…

Osteoporoz kemik erimesi  tehlikesini artıran etmenler

Noksan kalsiyum ve D vitamini alınması, Yüksek sodyum kapsayan perhizler, Çinko yetmezliği, Düşük florid alınması, B, C, K vitamin yetmezliği, Fazla kafein, içki tüketimi

Osteoporozdan bu tekliflerle korunun

Her gün kesinlikle bol taze sebze yiyin Kırmızı et yerine beyaz et ve balık harcayın Fazla yağ tüketiminden kaçının Çok fazla proteinli yiyecekler harcamayın Baklagilleri seçim edin Fosfat kapsayan hazır yiyecekleri eksiltin Hazır yemekler, konserveler, katkı maddeleri olan yiyeceklerden uzaklaşın, taze konut yemekleri seçim edin Daha az tuz kullanın Harcadığınız şeker ölçüsünü eksiltin Kahve, kola gibi meşrubatlardan uzak durun Bol su için

Günde 20 dakika güneşle temas edin

D vitamini yetersizliğinin osteoporoz kemik erimesi  tehlikesini artırdığına işaret eden  Dr. Filiz Ateş, bunun için de günde 20-30 dakika kadar ellerin, kolların güneşle temas etmesinin yeterli olduğunu belirtiyor. Besinlerle alınan kalsiyumun beden tarafından emilimini sağlayan D vitamini, cildin güneşle teması sonrasında beden tarafından üretiliyor. Dr. Filiz Ataş, D vitaminin aynı zamanda kemiğin gelişimine de destekçi olduğunu söylüyor.

Doruk kemik kütlesini rakımın

Acıbadem Kayseri Sağlık Kurumu Fizik Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Filiz Ateş, kemik üretimi gelişiminin bebeklik ve çocukluk yarıyılından başlayarak genç yetişkinliğe kadar devam ettiğini söylüyor. 20 yaşlara eriştiğimizde ise doruk kemik kütle denilen en eforlu noktaya erişiyor. İşte bütün bu safhada bebeklikten itibaren kalsiyumdan zengin yiyeceklerin yeteri kadar harcamanın ehemmiyeti ortaya çıkıyor. Zira doruk kemik kütlesi yükseldikçe osteoporoz tehlikeyi eksiliyor. Dr. Filiz Ateş, doruk kemik kütlesine eriştikten sonra yavaş yavaş efor kaybeden kemiklerde tahribin başladığını ve menopozla beraber kaybın süratlenerek devam ettiğini belirtiyor. Erkeklerdeki kemik kaybı ise 50 yaşından sonra yaşanmaya başlıyor. Dr. Filiz Ateş, bu sebeple ihtiyarlamamızla beraber natürel olarak büyüyen kemik kaybını eksiltmek ve daha eforlu kemiklere sahip olmamızda kalsiyum ve D vitaminin koşul olduğunu belirtiyor.

Her yaşta kalsiyuma yer açın

Sıhhatli ve eforlu kemiklere erişerek osteoporozdan kemik erimesi  korunmak için kesinlikle kalsiyum gerekiyor. Kemiklerimizin de yapı taşını oluşturan kalsiyumun hangi ölçüde alınması gerektiği ise yaşa göre değişkenlik gösterebiliyor. Misalin gebelik ve emzirme yarıyılı ile sihrime süratinin çoğaldığı ergenlikte lüzum dinlenen kalsiyum ölçüyü çoğalıyor. Bu yarıyılda önerilen kalsiyum ölçüyü 1200 mg ’dır. Günlük ihtiyaç 2 su kadehi süt-yoğurt, 1 kibrit kolisi peynir+ 1 porsiyon sebze yemeği+ 3 porsiyon meyve ile karşılanabiliyor. Fizik Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Filiz Ateş, “Günlük süt ve süt mahsulleri ve özellikle kalsiyumdan zengin, koyu yeşil yapraklı sebzelere  beslenmenizde daha çok yer verin. Bununla beraber hububat ve baklagiller de yeterli kalsiyum alımına desteklediyor” diyor.

 

 

 

Bu yazı 91 kere okundu.

YAZAR HAKKINDA